müzik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
müzik etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Nisan 2012 Cumartesi

biz burada yok iken


uyarı: yazar, burada albüm kritiği yapmaya çalışmamaktadır, bu iş için sonsuz sayıda müthiş kalbiliyetli (bu sözcük kasıtlı yanlış yazılmıştır, anlamının dışındaki birtakım şeyleri de ifade etmesi amaçlanmıştır) müzik eleştirmenimiz zaten mevcut (yazar son ifadesinde sizinle dalga geçmiştir, herkes işine baksındır, bazı insanlardaki bu ne kendini beğenmişliktir).

dün akşam kafam bozuktu. dondurma almaya diye girdim, replikas'ın son albümünü alıp çıktım (viva la mall). sonra albümü yaladım. şaka şaka yalamadım. (asla bilemeyeceksiniz.) tabii ruh halim hala aynıydı, biraz daha yürüdüm, yarım saat bi bankta oturup geri döndüm. eve doğru giderken yağmur yağmaya başladı, ıslanmış da olabilirim, ıslanmamış da. dedim ya, kafam bozuktu. eve gelince albümü masaya bıraktım. biraz kitap okuyup uyuyakalmak istedim, bunu yatakta yaptım ki yatakta uyuyakalayım; doğru yerde doğru zamanda bulunayım, doğru kişi olayım istedim.
falan filan derken bu sabah dinledim işte albümü. hala dinliyorum (2. ya da 3. kez olabilir). bilgisayarıma da aktardım, müzik çalarıma da; daha çok dinlerim diye. 

nasıl bi his biliyor musun, sanki oturduk da eskiden buralarda yapılan müziklerden, onları yapan müzisyenlerden filan uzun uzun konuştuk. ben çoğunu biliyor olsam bile, aralarındaki bağlantıları bilmediğimden, o zamanların müziğine genişçe bakmamış olduğumdan çoğunlukla ağzım açık dinledim. dinlemiş gibiyim yani, ufkum açıldı.
aslında böyle hissetmemi saylayan şey sadece albümdeki şarkılar değil, albümün kapağı, kartoneti, ismi, cismi de bu hissi tamamlıyor. şarkıların sözleri, açıklamaları, murat meriç imzalı yazı ve diğer ayrıntılar da beni ve diğerlerini böyle hissettirmek için, geriye dönüp bir bakmamızı sağlamak için özenle seçilmiş sanırım.

22 Ocak 2010 Cuma

koc - boat behind klibini yeni fark etmem.

(ya da ettim).

şimdi, az önce şimdi izledim bunu. böyle sevimli bi yol klibi çekmiş olmaları hoşuma gitti.





o değil de, "ocean" yazılı kartonu tutan kız bildiğin karen o sanki?

o da değil de, oye'nin gözlüğünün mahallenin muhtarlarındaki amcanın gözlüğünden olması?

bidebide, sonunda youtube'dan vidyo eklemeyi öğrendim, nası seviniyorum.

ayrıca; declaration of dependence albümünün 1. ve 2. kliplerinde (yani mrs cold ve boat behind) kızların aynı olması filan dikkatimi çekti de yazmaya üşendim, sanki çok bi gerekli değil ya yazmam. ama yine de birisi yazarsa daha önce fark ettiğimin kanıtı olsun istedim. küçük hesapların insanıyım ben.

21 Ağustos 2009 Cuma

where are you pablo?





















pablo'nun derdine düştüm resmen. where are you pablo, i've looked everywhere for you. dilimden hiç düşmüyosun pablo, and the nightmares came over me again.

en sevdiğim albümleri "The World According To Pablo", tekrar tekrar dinlenesi. diğer üç albümleriyle ve iki tane aslından güzel cover'la birlikte sitelerinden indirilebiliyo.

billie the vision & the dancers. dinleyin, dinletin.


Edit: Kaç sene olmuş yazalı bilmiyorum ama ben artık dinlemiyorum bunları. Siz ne yaparsanız yapın.

22 Temmuz 2009 Çarşamba

seni sevmiyorum pink floyd

hep o fanların yüzünden. senin bi efsane olduğunu söyleyip duruyolar pink floyd. senin şarkılarının dünyanın en güzel şarkıları olduğunu söyleyenler var. seni dinlemeyenlerin kültürel düzeyleriyle ilgili ileri geri konuşuyolar, zevkleri hakkında da öyle.

comfortably numb'ı sadece scissor sisters söylediğinde sevdim ben pink floyd. dünyanın en iyi gitar solosu dedikleri solodan da hiç zevk almadım.

flodianlarını benden uzak tut pink floyd. pek hazetmiyorum senden.