salinger etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
salinger etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

23 Ağustos 2010 Pazartesi

franny ve zooey'i okurken

salinger bana hiç acımıyor çok acımasız. kendilerini kolaylıkla ifade edebilen adamlar, kadınlar betimlemiş. herkes çok zeki, herkesin geniş ve objektif bir bakış açısı var. zaten bu yüzden çok rahatlar. kafaları rahat değil ama.

olmaları gerektiği gibi olmayı başarmış karakterler bunlar sanki.

kendime yakın hissettiğim bir sürü roman karakteri gibi sıkkın, üzgün, takıntılı filan da olsalar, bizim benim bir türlü yapamadığımız şeyi yapmışlar, öz-memnuniyetlerini sağlamışlar.

kendimi roman karakterleriyle karşılaştırmam şimdi biraz sıkıntılı saçma geldi ama; ben franny’yi her türlü döverim yani.

7 Ekim 2009 Çarşamba

alıntı #4 (special thanks: onur)


"bir kez tüm bu bay vinson'ları atlattıktan sonra, gönlünde yatan türden bilgiye adım adım yaklaşmaya başlayacaksın; yani, istiyorsan, arıyorsan ve bekliyorsan onu. diğer pek çok şeyin yanında, insanların davranışları karşısında aklı karışan, korkuya kapılan, hatta hasta olan ilk kişinin sen olmadığını anlayacaksın o zaman. bu konuda hiç de yalnız değilsin. heyecan ve dürtüyle öğrenmek isteyeceksin. aynı senin şimdiki durumunda, pek çok, pek çok insan ahlaksal ve ruhsal sorunlarla karşılaşmış. ne mutlu ki, bazıları bu sorunları yazmışlar. onlardan öğreneceksin bunları; eğer istersen. aynı biçimde, bir gün senin önereceğin bazı şeyleri başka birinin gelip senden öğrenmesi gibi. ne güzel bi düzen bu, sırayla, karşılıklı. ve, eğitim de değil bu. tarih bu. şiir bu." (sf. 179-180)


not: neden special thanks onur'a? çünkü çavdar tarlasında çocuklar (the catcher in the rye) okumamı o tavsiye etti.